Hekim Haber.com , Güncel Sağlık Haberleri...
Haber Sağlık , Hekim Haberleri, Dünyadan Sağlık Haberleri
Persembe, 14.12.2017, 04:26am (GMT)
  Anasayfa
  SSS
  RSS
  Linkler
  Harita
  Iletisim
 
'E-Aile Hekimliği' uygulaması geliyor ; Başbakan: Devlet hastanesindeki uzman doktorların önü açılacak ; Aile hekimlerinin maaşı ne kadar? ; Aile hekimliği ile ilgili merak edilenler ; Doktorun çilesini bir de "babası"ndan dinleyin
::| Arama:       [Gelismis Arama]
 
Kategoriler  
  HABER SAĞLIK
  Tıp Doktorları
  Eczacılar
  Diş Hekimleri
  SAĞLIK ÇALIŞANLARI
  SAĞLIK BAKANLIĞI
 » Atamalar ve Kuralar
 » Haberler ve Duyurular
 » Personel Duyuruları
  GÜNCEL
 » Gündem
 » Sektörden
 » Araştırmalar
 » Basından
  Veteriner Hekimler
  EĞİTİM
 » Tıpta Uzmanlık Sınavı
 » Yan Dal Uzmanlık Sınavı
 » Yabancı Dil Sınavı
 » Diğer Sınavlar
  SAĞLIK HABERLERİ
  İLAÇ SANAYİ
  SAĞLIK MAVZUATI
  CNN Türk Sağlık
  Hürriyet Sağlık
  Sabah Sağlık
  Zaman Sağlık
  Mynet Sağlık
  ODALAR VE BİRLİKLER
 » Türk Tabipler Birliği
 » Türk Eczacıları Birliği
 » Türk Diş Hekimleri Birliği
 » Türk Sağlık-Sen
  KÖŞE YAZILARI
 » Hekim Haber Yazarları
 » Tıp Sitelerinden Yazarlar
 » Sağlık Sitelerinden Yazarlar
  ETKİNLİKLER
 » Yurt içi Kongreler ve Seminerler
 » Yurt Dışı Kongreler ve Seminerler
  VİDEO HABER
 » Hekim Haber Videoları
 » Sağlık Videoları
  DÜNYADAN SAĞLIK HABERLERİ
 » WHO Haberleri
  Yahoo Health News
  ABC Health News
  Reuters Health News
  MedicineNet Daily Health and Medical News
  TIME Health News
  Newsweek Health News
  ::| Haber Listesi
Ad Soyad:
Email:
 
 
 
Tıp Doktorları
 
Doktorun çilesini bir de "babası"ndan dinleyin

Pazar, 21.11.2010, 05:50pm (GMT)

Üniversite öğrencisiyken, kaldığımız yurtlarda tıpta okuyan arkadaşlarım vardı. O zamanlar onların kalın kalın ders kitaplarını ürkek bakışlarla süzerdik. Okul bitti, iş hayatına atıldım. Yine doktor komşularım, arkadaşlarım oldu. Onların yaşantılarını uzaktan da olsa izleme fırsatı buldum. Hep dertli insanlarla haşir neşir olmalarının ruh hallerine yaptığı tesiri, özel yaşantı diye bir şey bırakmayan çalışma tempolarını yıllarca gözlemledim.
Liseyi birincilikle bitirdiğim zaman, mühendislik okuyacağımı söylediğimde, tıbbı seçmem için öğretmenlerim, özellikle de coğrafya öğretmenim âdeta yalvarmışlardı. Bu gözlemlerimden sonra onları dinlememekle ne isabetli bir karar verdiğimi defalarca düşünmüşümdür.

Oğlum tıbbı seçtİ acı
gerçeğİ yakından gördüm
Yıllar sonra üniversite tercihi yapma sırası büyük oğluma geldi. Demek ki içinde bir ukde varmış, tıbbı seçti. Böylece bir tıp öğrencisi 6 yıl boyunca ne yapar, nasıl çalışır, sınavlara nasıl girer, son yıldaki “intörn” yani stajyer doktorluk devresini nasıl geçirir, yakından ama bu defa çok yakından izledim.
6 uzun yıl geçti ve oğlum tıbbı bitirdi. Ailece mezuniyet törenine gittik. Başta ben ve annesi olmak üzere bütün yakınları olarak onunla gurur duyduk. Daha 24 yaşında saçları seyrelmeye başlayan oğlum artık “pratisyen doktor” olmuştu.
Artık onunla birlikte hepimizin, daha öğrenciyken bile kendisine “doktor bey” denmeye başlanmasının karın doyurmayacağını, “devlet baba”nın doktorlara nasıl eziyet ettiğini anlamanın, daha doğrusu yaşamanın zamanı gelmişti.
Liseyi onunla aynı yıl bitirenler, meslekte üçüncü yıllarına başlamışlar, mühendis, mimar, avukat olmuşlardı. Kimisi bu iki senede yeteri kadar para biriktirmiş, evlenmişlerdi. Aralarında çocuk sahibi olanlar bile vardı. Ama doktor oğlumun evlenmesi, bizim de torun sahibi olmamız için anlaşılan daha uzun seneler beklememiz gerekecekti.
Bugün artık mesela böbrek rahatsızlığı olanın, iç hastalıkları uzmanına gitmediği, derdinin şifasını, bu dalın bir üst uzmanlık alanı olan nefroloji uzmanı aradığı bir çağdayız. Dolayısıyla hangi doktor pratisyen kalmak ister? En yüksek puanlarla tıp fakültesine girerek doktor çıkan bu parlak gençlerin de hedefi uzman doktor olmaktır pek tabii...
Ciltler dolusu Tıpta Uzmanlık Sınavı kitaplarını birkaç kere devirmeden, bu sınavı ilk girişte kazanmak kaç doktora nasip olur? Geçerli bir puan alsa bile istediği yerde ve istediği dalda asistan olmayı, ilk 1-2 denemede kaç pratisyen başarabilir? Oğlum da binlerce yeni mezun pratisyenin akıbetine uğruyor. İlk sınavında başarılı olamıyor ve mecburi hizmete gidiyor.

MECBURİ HİZMET
HAKSIZ BİR UYGULAMA
Doktorlara uygulanan bu mecburi hizmet konusu, insanlarımızın sağlığını teslim ettiğimiz bu mümtaz zümreye uygulanan korkunç bir haksızlıktır. Bu insanlar asker değildir, polis değildir. Asker ve polis gibi, kendi özel okullarında, öğrencilerinin yatacak yerinden, yemeğinden elbisesine kadar devlet tarafından karşılanarak okutulmaz. Onlara öğrencilikleri boyunca öğrenci maaşı verilmez. Ama okul bitince, asker ve polis gibi mecburi hizmete gönderilir.
6 yıl ter döktükten sonra doktorlara diplomalarının hemen verilmediğini sanırım çoğunuz bilmezsiniz. Onlar diplomalarını, mecburi hizmet bitince yani neredeyse 2 yıllık doktorken, Sağlık Bakanlığı, mezun olduğu tıp fakültesine “bu doktor mecburi hizmetini tamamlamıştır” yazısını gönderdikten sonra alabilirler.
Biz de çaresiz oğlumuzu, devletimizin mühendise, mimara, avukata uygulamadığı bu mecburi hizmete, İstanbul’a 850 kilometre uzakta, 1800 metre yükseklikte bir dağın tepesindeki sağlık ocağına uğurladık. Hayatında Ankara ve İstanbul’dan başka bir yerde yaşamamış bu gencecik insan, kendi halkının bile terk ettiği bu köyde, 1.5 senesini geçirmek zorunda kaldı. Ahırdan biraz iyice “lojman” ile sağlık ocağı arasında sıkıştı kaldı. Uzun kış aylarında karın kapattığı dağ yollarından ilçeye gitmek mümkün değildi. Hoş, gitse kime, nereye gidecekti o da başka. Dolayısıyla genç doktorun 50 metrekare lojmancığının kapısı, cumartesi, pazar, gecenin bir yarısı da dâhil olmak üzere 7 gün 24 saat köylülerce çalınmaya amadeydi.

Bu şartlarda çalışmanın karşılığı kaç TL maaş alıyordu dersiniz? 6 yıl tahsilin akabinde, doktorluğunun ikinci yılında 1400 TL. O da 4. bölgede olduğu için. İstanbul’da olsa 1200 TL geçecekti eline zavallının. Devlet babanın, 50 metrekare ahır lojmanın kirasını 100 TL olarak her ay aldığından da şüpheniz olmasın. Ama “döner” diyeceksiniz şimdi. Döner sermayeden ayda bazen 150 TL gelir bazen 300-400 TL. İzin ayında da hiç gelmez. (Doktorlara verilen döner sermaye gelirinde geçen ay, bir miktar iyileştirme yapıldığını duyduk.)

Bir Doktor babası


 

Doktorun çilesini “babası”ndan dinleyelim -2-

Devletimiz 50 bin uzman, 20 bin asistan ve 50 bin de pratisyenden meydana gelen bu topluluğu, “dürüst olmayan”, “aldığı çuvalla paraya doymayan” iflah olmaz bir zümre olarak tanıtıp, halkın önüne atıvermekten çekinmez. Aldıkları ücretlerden misal verirken, halkı yanıltır, 120 bin kişilik doktor kitlesinin, çok azının alabileceği seviyeyi seçer.
Artık hastaların, kendisinden şifa beklediği doktoruna saygısı, sevgisi kalmamıştır. Ona diklenmeyi, gerekirse bağırıp çağırmayı kendinde hak olarak görür vatandaş. “Parasıyla değil mi, bakacak tabii bana!” düşüncesi hâkim olur. Yıpratıcı uzun tahsilinin ve yorucu mesaisinin karşılığını göremeyen, geleceğinden endişe duyan doktorun da ruh sağlığı bozulmuştur. Zaten her gün ama her gün dertli, acılı, sıkıntılı insanlarla uğraşmak zorunda olan bu insanın, içi kan ağlarken gülümsemesi, kendi derdine yanarken karşısındakine gerekli şefkati göstermesi imkânsız hale gelir. Kanaatimizce bugün hasta-tabip ilişkisi en sağlıksız evresini yaşamakta, bizzat ilgililer tarafından, bu iki kesim arasına husumet sokularak, sosyal bir yara açılmış durumdadır.

Doktorlar mutsuz ve huzursuz
Ama devlet çıkarılan kanunlarla, yönetmeliklerle, genelgelerle doktorları hizaya getireceğini düşünmeye devam eder. Sağlık reformu yapılmış, sağlık tesislerinin kapısı bütün millete açılmış. Ama içindeki doktorların kafası bozuk, kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyorlar ve için için isyan ediyorlar. Doktorluk mesleğinin, özveri demek olduğunu, kendinden vermek demek olduğunu en iyi bilmesi gereken meslektaşları Sağlık Bakanının, bu çileli mesainin karşılığını almaları, haksız uygulamalara tabi tutulmamaları konusunda kendilerini savunmadığını düşünüyorlar.

Bu çİleler bİtmek bİlmez
Şimdi oğlumuz 6 ayda bir yapılan TUS’a bir daha girecek. Kazanırsa asistan olacak. 3 ila 5 yıl sonra uzman doktor olacak. Devlet baba onu yine mecburi hizmete gönderecek. En verimli yılları, “Bitsin de yerime döneyim” diyeceği bir yerde beklemekle geçecek. Ondan sonra bir yan dalda üst uzmanlık için sınava girecek, kazanırsa asistanlığa devam edecek. Onu bitirdikten sonra gene mecburi hizmete gidecek. Peki, bitti mi çile? Ne gezer. Daha askerlik var. Doktor kısa dönem askerlik yapamaz. O asteğmen olarak diğer meslek gruplarından mutlaka 7 ay daha fazla askerlik yapmak zorundadır. Komando birliğinde ise birliği ile beraber operasyona gitmek zorundadır. Orada “döner” falan da kalmaz, sadece maaşa talim eder. Bu askerlik işinden sadece bayan doktorlar yakayı sıyırır. Erkek meslektaşlarını kariyer kulvarında haksız yere 1 sene sollayıverir.

Uzman olma şansı
%50’yİ geçmez
Misal bir nefroloji uzmanı 4+3=7 yıl asistanlığın üzerine, en az 5.5 yıl da mecburi hizmet ve askerlik yapacaktır. Yaş ise artık 40’ı aşmıştır. Uzmanlık kadrolarının düşük tutulması sebebiyle bir doktor için şu ana kadar anlatılan çileli ama kendisi için şans olan bu sürecin içinde olmak ihtimali %50 civarındadır. En başarılı öğrencilerden olup üniversite sınavında en yüksek puanları almış olmalarına rağmen, bir doktor %50 ihtimalle pratisyen kalacaktır. İş hayatında bir mühendis de yüksek mühendis gibi aynı kadrolarda çalışabilir. Kimse sen neden yüksek mühendis değilsin demez. Ama tıp doktorluğunda pratisyen ile uzman doktor arasında iş hayatı değerleri bakımından uçurum vardır.
Şunu da hatırlatalım: Ben çocuğumu özel üniversitede okuttum. Tıp fakültesine 6 senede 120 ila 150 bin lira ödedim. Devletten beş kuruş yardım almadım demek tıp doktorunu bu mecburi hizmetten kurtarmaz. Özel okuldan mezun tıp doktoru ile devlet üniversitesinde okumuş olan arasında bu açıdan bir fark yoktur.

Doktora sahİp çıkın
Meclisteki 542 milletvekilinden 336’sı iktidar partisine mensup. Bunlardan 17’si, Sağlık Bakanı ve TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı dâhil tıp doktoru. 10 tıp doktoru milletvekili de diğer partilerden var. Çoğu da profesör.
Ey Sağlık Bakanımız, ey Sağlık Komisyonu Başkanımız, ey tıp doktoru diğer 25 milletvekilimiz! Meslektaşlarınıza haksızlık yapmayın. Toplumun her ferdine, doğumundan başlayarak hizmet veren bu sosyal kitleyi, her toplulukta olabilecek birkaç tıynetsiz sebebiyle toplumun önünde itibarsızlaştırmayın. Doktordan, “Doktor Bey, benim şöyle bir rahatsızlığım var” diye edeple söze başlanarak hizmet alınır. İnsanı hastane, ameliyathane, eczane iyileştirmez. Bu imkânlara kendi birikimini ve deneyimini katarak insanımıza şifa sunacak tabiplerimizi daha fazla rencide etmeyin!

Bir Doktor Babası

 


Yorumlar (0)        Yazdir        Arkadasina Oner        Ust


Diger Haberler:
Devlete Borcu OlanÜniversite Hastanelerinin Listesi (21.11.2010)
Hastanelere Fatura Cezası Yağdı ! (21.11.2010)
Doktorlarİnternette Eş Arıyor! (21.11.2010)
Sözleşmeli Öğretmene Sağlıkçı Engeli (21.11.2010)
4. Kattan Atlayan Hemşirenin Burnu Bile Kanamadı (21.11.2010)
Bayburt 112 Web Sitesi Kurdu (21.11.2010)
HastaneÖnündeki Araç Yangını Korkuttu (21.11.2010)
Bayram Günü Ambulans Görevlisini Önce Dövdü Sonra Bıçakladı (21.11.2010)
Kendini Angut Sanan Sendikacı (21.11.2010)
112 Doktoruna Dayak (21.11.2010)



 
  ::| Kongre Takvimi
December 2017  
Pz Pt Sa Ca Pe Cu Ct
          1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31            
 
  manset haberler



::| SICAK HABER
'E-Aile Hekimliği' uygulaması geliyor
Başbakan: Devlet hastanesindeki uzman doktorların önü açılacak
Aile hekimlerinin maaşı ne kadar?
Doktorun çilesini bir de "babası"ndan dinleyin
Hekimlere muayenehane denetimi bilgisi
Özelde çalışan hekimlerin artık derneği var
Tam gün yasasının amacı
SGK, doktorun yeni patronu haline geliyor...
Uzmanlık eğitimine Danıştay rötuşu
TAM GÜN YASASINA BU HALİYLE KARŞIYIZ

Hekim Haber .com 2007
[UST]