Sigarasız alan tam sigara yasağı ile sağlanır. Bu bağlamda, havalandırma sistemlerinin işe yaramadığı gösterilmiştir. Bu nedenle, yasa metnindeki "kapalı alanlarda izin verilen yerler" ibaresi kesinlikle yasadan çıkarılmalı, tam sigara yasağı sağlanmalıdır.
Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi'nin TBMM'deki Sigara Yasası'na İlişkin Basın Açıklaması
İmza koyduğumuz ve daha sonra ülkemizde yasalaştırdığımız Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi 8. maddesi uyarınca, TBMM'ye gelen bu yasanın çıkması yasal bir zorunluluktur.
Sigarasız alan tam sigara yasağı ile sağlanır. Bu bağlamda, havalandırma sistemlerinin işe yaramadığı gösterilmiştir. Bu nedenle, yasa metnindeki "kapalı alanlarda izin verilen yerler" ibaresi kesinlikle yasadan çıkarılmalı, tam sigara yasağı sağlanmalıdır.
Halk sağlığı, sigara endüstrisinin çıkarlarının üzerindedir; Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'ndeki bir maddeyle bu noktaya dikkat çekilmektedir:
Madde 5.3:
"Taraflar, tütün kontrolüyle ilgili halk sağlığı politikalarını hazırlar ve uygularken, bu politikaları tütün endüstrisinin ticari ve diğer yatırımsal çıkarlarından koruyacaklardır."
Sigara endüstrisinin promosyon ve sponsorluk istemi reklam amaçlıdır; kesinlikle izin verilemez. Zaten sigara sirketlerinin her tür reklam, promosyon ve sponsorluğu, halen yürürlükte olan 4207 sayılı yasa ile yasaklanmıştır. Sponsorluk reklamdır. Para ödemek istiyorlarsa, Maliye Bakanlığı'nın vergileri yükseltmesine karşı çıkmamalıdırlar. Oysa her yıl vergi indirmek için pazarlık yapıyorlar.
Sigara satışları tümüyle görünmez olmalıdır. Sigara endüstrisinin önerisi olan "satış noktası sergileri" reklamdır; kesinlikle izin verilemez. Hong Kong örneğinde, izin verildiğinde her farklı boy için ayrı bir raf yapıp bütün alanı sigara duvarı haline getirmişlerdir.
Sigara firmaları, sigara içilmeyen alandan vazgeçilmesini, restoranlarda duvara pasif sigaranın zararlarını anlatan yazılar asılmasını önermişlerdir. Bu öneri ancak bir mizah konusu olabilir.
Benzer bir kara mizah ya da bilgisizlik örneği Adalet Bakanı tarafından sergilenmiş olup sigaranın sağlık ve diğer sonuçlarını hafife alan bu söylem, Bakan'ın bulunduğu görev ve sorumlulukla bağdaşmamaktadır.
Sonuç olarak, halk sağlığını tehdit eden, ülkemizde yılda 110 bin kişinin yaşamına mal olan sigara alışkanlığına karşı ciddi ve sorumlu bir mücadele yürüten Sigara ve Sağlık Komitesi üyesi kuruluşlar olarak, TBMM'deki yasa önerisinin, sigarasız ortamları tümüyle sigarasız yapacak değişikliklerle ivedilikle yasalaşmasını öneriyor, Parlamento üyelerinin sigara endüstrisinin ticari kaygılarla gündeme getirdiği geçersiz önerileri dikkate almayacağına inanıyoruz.
SİGARA VE SAĞLIK ULUSAL KOMİTESİ