Hekim Haber.com , Güncel Hekim Haberleri...

“Özelde çalışan hekimlerin ücretleri azaltılıyor, işten atılmayla tehdit ediliyor”
Carsamba, 24.12.2008, 09:54am (GMT)

İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU'ndan yapılan açıklama:

Özel hastanelerde kadrolu çalışan hekimler zor durumda: Ücretler azaltılmakta, çalışma koşulları zorlaştırılmakta ve işten atılma ile tehdit edilmektedirler.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın açmazları ve kriz özel hastanelerde hekimlerin haklarını budamaya gerekçe olamaz.

AKP Hükümeti’nin 2003’te ilan ettiği Sağlıkta Dönüşüm Programı özel hastanelerde tam süre kadrolu çalışan hekimlerin haklarının budanmasına, ücretlerinin bir kısmına el konulmasına ve çalışma koşullarının giderek kötüleşmesine yol açmaktadır.

İstanbul’da önemli özel hastanelerde hekimlerin ücretlerinde yaklaşık %30’a varan kesintiye gidilmiş ve çalışma süreleri uzatılmıştır. Bu oldubittiyi kabul etmek istemeyen hekimler işten atılma ile tehdit edilmiş ve bir kısım meslektaşımız işten ayrılmak zorunda kalmıştır. Birçok özel hastane ve tıp merkezinde meslektaşlarımız uzun süredir ücretlerini alamamakta ya da gecikmeli almaktadırlar.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın (SDP) açmazları özel hastanelerde hekimlerin haklarını budamaya gerekçe olamaz. SDP’nın en önemli bileşeni olan Genel Sağlık Sigortası 1 Ekim 2008’de yürürlüğe girmiştir. SGK ilk olarak katkı payları yoluyla finansman yapısını güçlendirme yoluna gitmiştir. SGK, doktor muayenelerine ilişkin katkı payı düzenlemesi ile 1.160 milyon YTL’lik bir kaynak yaratmıştır. Bunun 230 milyon YTL’lik bölümü özel hastanelere başvuran vatandaşların cebinden SGK’ ya aktarılan paradır.

SGK, tanı ve tedavi hizmetlerinin fiyatını tek taraflı olarak belirlemektedir. Son yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) bu hizmetlere biçilen bedel ile nitelikli sağlık hizmeti üretmek ve bu hizmeti üreten hekimlerin emeğinin değerini korumak mümkün değildir. AKP Hükümeti SDP’nın ilk döneminde serbest bıraktığı fark ücretine şimdi kısıtlama getirmiştir.

Özel sağlık kurumlarına kamu kaynaklarından aktarılan bedel 2002’de 503 milyon TL iken 2007’de 3 milyar YTL’ ye ulaşmıştır. Özel hastane sayısı son 4 yılda 308’e ulaşmış, sağlık çalışanı sayısı 60 bini geçmiştir. Bu sayının 9377’sini hekimler oluşturmaktadır.

SUT’deki fiyatların son derece düşük olması ve bunun üzerinden vatandaştan alınacak fark ücretinin sınırlandırılmış olması finansal yapısı zayıf hastaneleri zor duruma sokmaktadır. Bu hastanelerin büyük sağlık kuruluşları tarafından satın alınacağını ya da iflas durumu ile karşı karşıya kalacaklarını tahmin etmek güç değildir.

Özel sağlık kurumları kârlılıklarını düşürmemek için harcamalarını azaltmak yoluna gitmektedirler. Başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının ücretlerini azaltmak ve çalışma sürelerini uzatmak ilk başvurulan yoldur. Sağlık Bakanlığı da bu uygulamaları desteklemekte ve özel hastanelerde hekimleri daha fazla sayıda hasta bakmaya zorlayarak “hekimlik hizmetlerini” ucuza mal etme yolunu seçmektedir. Bu zorlamalar hekimlerde “tükenmişlik sendromu”na yol açarak sağlık hizmetinin niteliğini düşürmektedir. Hekimler özel sektörde de olsa salt daha çok maddi kazanç değil, daha insani çalışma koşulları ve bilgi birikimlerinin karşılığı olan haklarını istemektedirler.

Özel hastanelerde çalışan, başta hekimler olmak üzere sağlık emekçilerinin büyük bir bölümü örgütlenmeden, sendikalaşmadan uzak durmaktadırlar. Örgütsüz sağlık emekçileri bu kriz sürecinde önemli mağduriyet yaşamaktadırlar.

Sağlık Bakanlığı ve SGK, gerek kamuda gerekse özelde piyasalaştırmanın bir aracı olarak kullandıkları SUT’ deki fiyat tarifesini tek taraflı belirleyemez. Bedelin bu denli düşük tutulması hekim emeğinin ucuzlamasına ve sömürülmesine, sağlık hizmetlerinde suiistimal ve işlem sayısının artırılmasına, ya maliyetin yükselmesine ya da niteliğin düşürülmesine neden olmaktadır. Artan maliyet ilaç ve teknoloji ücreti olarak dışarıya transfer olmaktadır.

İstanbul Tabip Odası olarak halkın nitelikli sağlık hizmeti alması ve bu hizmeti üreten hekimlerin hakları için;

1-Sağlığın piyasalaştırılması ve özelleştirilmesi uygulamalarına bir an önce son verilmesini,
2- Özel hastane patronlarının krizi ve Genel Sağlık Sigortası uygulamalarının sorunlarını gerekçe göstererek hekim ve diğer sağlık emekçilerinin ücretini azaltmalarına, ödemeleri geciktirmelerine ve çalışma sürelerini uzatma girişimlerine son vermesini,
3- Özel hastanelerde hekim ve diğer sağlık çalışanlarının örgütlenmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını,
4- Özel sağlık alanında asgari ücreti belirleme yetkisinin yeniden Türk Tabipleri Birliği’ne verilmesini ve SGK ve Sağlık Bakanlığı’nın tek taraflı belirlediği SUT’deki fiyat tarifesinin TTB ile işbirliği yapılarak hazırlanmasını,
5- Özel sağlık kuruluşlarının hekimler ile TTB’nin hazırlamış olduğu sözleşme örneğinde belirtilen koşulları içeren (ücretlerin miktarı ve ödenme şekilleri, günlük çalışma süresi, ücretli yıllık izin, hastalandığında dinlenme hakkı, kongre izinleri vs.) bir sözleşme yapmalarını ve tabip odalarının bu sözleşmede taraf olmasını,
6- Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıkta Dönüşüm Programı nedeniyle kamu ve özel sağlık ortamında yap-boz tahtasına çevirdiği uygulamalardan bir an önce vazgeçmesini talep ediyoruz.

İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU
medimagazin