ÖSYM’de Neler Oluyor?
Persembe, 29.11.2007, 01:25am (GMT)
Bir Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) daha bitti. Kazanan meslektaşlarım için bu ‘kabus’ bitmesine rağmen, kazanamayanlar veya istediği yeri kazanamayıp da tekrar sınava girmeyi planlayanlar için devam etmekte. Daha önceden de belirttiğim gibi, değiştirilmesi gereken noktaları olmasına rağmen, TUS günümüz için en adil sınav. Bu sınavı ‘kabus’ haline getiren ise, bizzat soruları dikkatsizce hazırlatan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi veya daha bilindik adıyla Ö-Se-Ye-Me.
1987 yılından beri yapılan TUS’da, 2006 Nisan sınavı sonrası, sorular ve cevaplar–olması gerektiği gibi- ÖSYM tarafından kendi web sitesinden açıklanmaya başlandı. Önceden soruların açıklanmaması nedeniyle herhangi bir hukuk yoluna başvuramayan ‘Sınav Mağdurları’ bu değişim ile yargı yoluna gidebilme hakkını kazandılar. ÖSYM’nin soruları açıklaması soru hazırlanmasında daha bir özen göstereceği hakkında sevindirici bir gelişme olarak karşılandı. Ancak bu sevincin kursağımızda kalması uzun sürmedi.
2006 Nisan sınavından başlamakla beraber sınavın soruları ve sonuçları ile yeni bir ‘link’ daha siteye konuldu. Sorularda yapılan değişiklikleri kamuoyu ile paylaşan “……TUS ile İlgili Duyuru” adlı bu link, en fazla ‘hit’ alan kısım oldu. Sorularının açıklanmaya başlandığı 2006 Nisan sınavında iki soru iptal; 2006 Eylül sınavında üç soru iptal edilirken; 2007 Nisan sınavında - yeni bir terim ‘düzeltme’ gündeme geldi ve bir soruda düzeltme yapıldı ve iki soru iptal edildi. 2007 Eylül sınavında ise iki soruda düzeltme ve iki soruda da iptal ile hatalar zinciri devam etti. Adayların her sınavda en az bir düzeltme ve en az iki iptal bekleyerek sınava hazırlanması kaçınılmaz oldu.
ÖSYM, bu yıl yürürlüğe giren ve ilk kez yapılacak Yan dal Uzmanlık Sınavında (YDUS) da bekleneni veremedi. Sınav kılavuzunu yayımladığında herkes ‘Tablo-4’ün nerede olduğunu aramış ancak bulamamıştı. ÖSYM tabloyu hazırlamayı unutmuştu. Daha sonra ‘Başvurma süresi’ ile ‘Bankaya ücret yatırma süresi’ arasındaki süre farkı -TUS’da da karşımıza çıkan- dikkati çekti. Beklenen her iki sürenin aynı anda bitmesi iken, burada ‘Bankaya ücret yatırma süresi’ iki gün önce bitmekteydi. Bir nevi “Önce Para, Sonra Sınav…” En şaşırtıcı ve kabul edilemez olanı ise, sınava 20 gün kalmasına rağmen kontenjanların açıklanmamasıydı. Bütün bunlar kılavuzun ne kadar özensiz ve acele ile hazırladığını ve sınava verilen önemi göstermektedir. Bu şartlar altında sınava gireceklere sadece ‘Rastgele’ denebilir.
Sonuç olarak, özellikle tıp mezunlarının hayatlarında dönüm noktası olan bu iki sınavın daha dikkatli ve özenle hazırlanması hepimizin beklentisidir.
Sonuç:"Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince diğerleri de yanlış gider" Giordano Bruno
Dr. Gönenç Kocabay Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas ve Eğitim Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, İstanbul
|