| Hekim Haber.com | ||||
|
Sağlık Kuruluşları Dernekleri Platformu ilk açıklamasını yaptı: Herkes kara kara düşünüyor Cuma, 07.03.2008, 03:02pm (GMT) İSTANBUL (İHA) - Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruşları Derneği Genel Sekreteri Yaşar Yıldırım, yayınlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayaktan Teşhis ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliği ile hastaneler arasındaki rekabetin kaldırıldığını savunarak, "Yönetmelik hükümleri hukuka açık bir şekilde aykırı. Aykırı hükümlerin iptali için yargı yoluna başvurmayı en son seçenek olarak değerlendiriyoruz" dedi.
Sağlık Kuruluşları Dernekleri Platformu, 15 Şubat Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayaktan Teşhis ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliğinin yayınlanarak yürürlüğe girmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Gayrettepe Sürmeli Otel'de düzenlenen toplantıda konuşan Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruşları Derneği Başkanı Yaşar Yıldırım, "Özel sağlık sektörünün kapıları kamu hastalarına açılarak gerçek bir reform gerçekleştirildi. Bunun için Sayın Başbakan'a teşekkür ediyoruz. Bugün ise nedenini anlayamadığımız bir şekilde taraf olan özel sağlık sektörü ve sivil toplum örgütleriyle görüşmeden tartışmadan 15 Şubat 2008 tarihinde Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayaktan Teşhis ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliği yayınlayarak özellikle geçici maddelerde yapılan düzenlemeler, mevcut sağlık kurum ve kuruşlularının finansal ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından işletilemez hale getirmiştir. Getirilen yeni hükümler, hiçbir geçiş süresine fırsat vermeden aynı gün itibariyle yürürlüğe girmiştir. Ayrılan sağlık personelinin yerine yenisi alınamamakta, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurulu ile yapılan sözleşmeler feshedilmektedir" dedi. Konuyla ilgili olarak yargı yoluna başvurmayı en son düşündüklerini belirten Yıldırım, "Yönetmelik hükümleri hukuka açık bir şekilde aykırı. Aykırı hükümlerin iptali için yargı yoluna başvurmayı en son seçenek olarak değerlendiriyoruz. Söz konusu işsizlik ve haksızlıkların bir an önce çözülmesini bekliyoruz" diye konuştu. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruşları Derneği Genel Sekreteri Yaşar Yıldırım, getirilen yönetmelikten sonra yeni sistemle hastaneler arasındaki rekabetin kaldırıldığını savunarak, "Sistemde önerilen sağlık uygulamaları tebliği ve yüzde 20 fark ücretiyle ancak kalitesiz hizmet, eski ve basit teknoloji, eksik altyapı sonuçları oluşur. Haklı ve makul taleplerimiz karşılanmaz, hizmet veremeyecek durumda kalırsak bu sorumluluğu özel sağlık sektörünün taşıyamayacağını sayın kamuoyuna duyuruyoruz. Hükümet son 5 yılda yapılan düzenlemelerle vatandaşlarımızın ve sektörün büyük takdirini toplamıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı kamu ve özel kesime ait, tüm sağlık kurumlarının ve tüm sektörün bakanlığı olduğu halde, kamuoyunca kimi uygulama, açıklama ve politika ile özel kesimi bir hasım olarak gördüğü algısı oluşmaya başladı" şeklinde konuştu. Sağlık hizmetinde en önemli aktörün sağlık personeli olduğunun altını çizen Yıldırım, şöyle konuştu: "Anayasa'nın 56. maddesinde ve 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda planlanan kamu ve özel kesim ayrımı yapılmaksınız tüm askeri hastaneler hariç bütün sağlık kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde yapılmasını emretmektedir. Kamu hastanelerinin ne yasası ne yönetmeliği ne de ruhsatı vardır. Sonuç olarak bizler gerek verdiğimiz sağlık hizmetlerinin sayısal değeri ve kalitesi ile gerekse sağlamış olduğumuz istihdamla, gerekse yaptığımız, yapmakta olduğumuz yatırımlarla ulusal sağlık hizmetlerinin inkar edilemeyecek önemli bir unsuruyuz. Hizmete devam etmek istiyoruz. Bunun için varlığımızı sürdürecek imkanların yeninden sağlanmasını istiyoruz. Sektörümüzün, devleti karşısına almak gibi bir düşüncesi olamaz. Yönetmelikle sistem dışında kalabiliriz. Yönetmelik sonrası 95 yatırım atıl duruma geldi. Bununla birlikte sağlık hizmeti alacak vatandaşlar zarar görecek. Herkes kara kara düşünüyor. Yönetmelikle tıp merkezi artık çalışamaz hale gelecek. Hukuk yoluna başvurmayı en son madde olarak görüyoruz." Ege Özel Hastaneler Derneği Başkanı Mustafa Eminoğlu ise yeni yönetmeliği 'sıkıyönetimin sokağa çıkma yasağı' olarak gördüğünü belirterek, "Bu şu demek, personel alımı yasak, alet alımı yasak, her şey dondurulmuş. Ne zamana kadar, yeni bir izne kadar. Bunun süresi de belli değil. Yeni yönetmelik bunu getiriyor. Sıkıyönetimde yine bir hareket olur, sokağa çıkma yasağında her şey dondurulur, bu yönetmelik buna benziyor. Eğer bir ülke düşman tarafından işgal edilse düşman bile böyle bir yola başvurmaz. Eski masallarda olduğu gibi bolluk, kıtlık yılları sonra yine bolluk yılları. Zannediyorum hükümetin ve idarecilerin aklında yatan şu; zorlamak ve hastane yönetimlerini değiştirmek. Biz yerimizi kaybetmeyeceğiz. Bolluk yılları tekrar gelene kadar yılmayacağız çalışacağız" ifadelerini kullandı. ................... Özellerden yeni düzenlemelere tepki İSTANBUL (A.A) - Türkiye genelinde 2 bin 500 özel hastane ile 60 bin çalışanı temsil eden Sağlık Kuruluşları Dernekleri Platformunun Koordinatörü Yaşar Yıldırım, Özel Hastaneler ile Ayaktan Teşhis ve Tedavi Merkezleri Yönetmeliklerini eleştirerek, ''Bağıtlanmış sözleşmelere dayalı yatırımların önündeki engellerin kaldırılmasını acilen talep ediyoruz'' dedi. Yıldırım, sektör temsilcilerinin katılımı ile Sürmeli Otel'de düzenlendiği basın toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin, taraf olan özel sağlık sektörü sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeden ve tartışmadan, 15 Şubatta Özel Hastaneler ile Ayaktan Teşhis ve Tedavi Merkezleri yönetmeliklerini yayınlayarak, özellikle geçici maddelerde yapılan düzenlemelerle, mevcut sağlık kurum ve kuruluşlarını işletilemez hale getirdiğini savundu. Getirilen yeni hükümlerin hiçbir geçiş süresine fırsat vermeden aynı gün yürürlüğe girdiğini kaydeden Yıldırım, ''Yönetmelik hükümlerinin hukuka açık bir şekilde aykırı hükümlerinin iptali için yargı yoluna başvurmayı en son seçenek olarak değerlendiriyoruz. Sağlık Bakanlığı ve hükümetten, söz konusu düzenlemelerdeki eşitsizlik ve haksızlıkları en kısa sürede çözerek, halen sürmekte olan ve hukuksal anlamda bağıtlanmış sözleşmelere dayalı yatırımların önündeki engellerin kaldırılmasını acilen talep ediyoruz'' diye konuştu. Sağlık Uygulamaları Tebliği ve yüzde 20 fark ücretiyle ancak kalitesiz hizmet, eski ve basit teknoloji ile kötü alt yapı sonuçlarının oluşacağını ileri süren Yıldırım, ''Bu sonucun bedelleri çok ağır olur. Özel sağlık sektörü bu bedellerin tarafı olmak istememektedir. Bu sistem hastaların sağlık kuruluşunu ve hekimini seçme hakkını ortadan kaldıracak ve bunun sonucu olarak bu kuruluşlar daha evvel olduğu gibi hastalar için mecburen gidilecek kapı haline gelecektir'' dedi. ''HİZMET VERMEK İSTİYORUZ'' Özel sağlık kuruluşları olarak yaşamlarını sürdürebilecek bir kar payı ile yatırım ve müktesep hakları korunmak kaydıyla hizmet vermeye devam etmek istediklerini belirten Yıldırım, talepleri karşılanmaz ve hizmet veremeyecek durumda kalırlarsa bu sorumluluğu taşıyamayacaklarını söyledi. Yıldırım, son 5 yılda yapılan düzenlemelerin vatandaş ve sektörün büyük takdirini topladığını ifade ederek, bakanlık ve hükümetten, sağlık hizmetlerinin sunumu, yatırım, ruhsatlandırma, standartlar ve denetim açısından kamu ve özel kesimin aynı kurallara tabi olmasını istedi. Yeni ve devam eden sağlık yatırımlarını planlama görevinin bağımsız bir kurula verilmesi gerektiğini kaydeden Yıldırım, ''Bizler kamuya vermekte olduğumuz hizmete devam etmek istiyoruz. Bunun için varlığımızı sürdürecek imkanların oluşturulmasının tekrar sağlanmasını istiyoruz. Sektörümüzün devleti karşısına almak gibi bir düşüncesi olamaz. Yasalara her zaman saygılı olan sektörümüz, ülkemiz sağlık hizmetinin bir parçası olmaya devam etmek istemektedir'' dedi. ''95 YATIRIM ATIL DURUMA GELDİ'' Soruları da yanıtlayan Yıldırım, şu an için İstanbul'daki bir hastane dışında ülke genelinde sistemden çıkan başka bir özel hastane bulunmadığını bildirdi. Sağlıkta Dönüşüm Projesi başlatılırken, ''Kamu hastalarına özel sektörün kapısını açacağız. Yatırım yapın'' mesajı verildiğini, bunun sonucu olarak bazı hastanelerin zincir oluşturduğunu kaydeden Yıldırım, ancak inşaatı başlayan ya da arsası alınan 95 yatırımın atıl duruma geldiğini ifade etti. Ücret farklarını vatandaşın isteyerek verdiğini, vermek istemeyenlerin de hiç fark almayan diğer kuruluşları tercih ettiğini dile getiren Yıldırım, ''Yüzde 20 fark ücretiyle hizmetleri sürdüremeyiz. 10 liralık hizmeti 1 liraya satamayız. Bırakın rekabet sonucu özel sektör fiyatlarını aşağıya çeksin. Doktor fiyatları serbest piyasa ekonomisi doğrultusunda belirleniyor'' diye konuştu. Medimagazin
|
||||