| Hekim Haber.com | ||||
|
Türban paketinin gerekçesi Atatürk’ün sözü Carsamba, 30.01.2008, 07:01pm (GMT) Anayasa değişikliği paketinin gerekçesinde Atatürk’ün işaret ettiği “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesillerin ancak eşit yükseköğrenim hakkı olan özgür ve özerk üniversitelerde yetiştirilebileceği vurgulanıyor.
ANKARA - AK Parti ve MHP’li 348 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığına verilen ve Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. ve “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddelerinde değişiklik içeren teklif, Cuma günü TBMM Anayasa Komisyonu’nda ele alınacak. TBMM Genel Kurulu’nda, teklifin görüşmeleri ve ilk tur oylaması 6 Şubat Çarşamba günü ikinci turu ise 9 Şubat Cumartesi günü yapılacak. Tekliflerin Genel Kurul’dan geçmesi için iki kez görüşülüp oylanması gerekiyor. Değişiklik teklifinin kabulu için 367 oy aranacak. MHP ve AK Parti’nin oyları düzenlemenin Meclis’ten geçmesi için yeterli oluyor.
AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan ve başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılması amacıyla Yüksek Öğretim Kanunu’nda değişiklik teklifinde, başın nasıl örtüneceği tarif ediliyor. Teklifle, Yüksek Öğretim Kanunu’nun ek 17. maddesine, “Hiçkimse başının örtülü olması sebebiyle yükseköğrenim hakkından yoksun bırakılamaz ve bu yönde uygulama ve düzenleme yapılamaz. Ancak başın örtülmesi, kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir” ifadesi ekleniyor. Teklifin gerekçesinde, bu hükmün amacının herkesin yükseköğrenim hakkından serbestçe, eşit ve özgür bir ortamda yararlanmasını sağlamak olduğu ifade edildi. “Üniversitelerde uzun süreden beri devam eden ve bazı öğrencilerin kılık ve kıyafetlerinden dolayı öğrenim hakkından yoksun bırakılmasına neden olan uygulama, toplumsal barış, millet-devlet kaynaşmasını ve eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz yönde etkilemektedir” denilen gerekçede, şu ifadelere yer verildi: “Üniversite düzeyinde eğitim gören kişilerin, kendi kılık ve kıyafetleri konusunda tercih yapabilmeleri, bireysellik, kimlik ve kişiliklerinin gelişmesi için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Üniversiteler evrensel bilgi ve bilimin hür bir ortamda üretildikleri, özgür ve özerk mekanlardır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği, ‘Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür’ nesiller, ancak kişilerin hiçbir gerekçeyle ayrıma tabi tutulmadığı ve eşit olarak yükseköğrenim hakkından yararlanıldığı özgür üniversitelerde yetişebilir. Yükseköğrenim kurumlarında başın örtülmesi, eğitim ve öğretimin gerektirdiği güvenliğin sağlanması amacına yönelik olarak sınırlandırılmaktadır. Bu kapsamda, başı örtmek için kullanılan kıyafetlerin yüzü açıkta bırakması ve kişinin kimliğinin tespitine imkan verecek şekilde olması gerekmektedir.” Teklifte Anayasanın “kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, “... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenirken, maddenin son fıkrası şöyle düzenlendi: “Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinin yararlanmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.” Anayasanın “eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise yeni bir fıkra ekleniyor. Maddeye 6. fıkradan sonra gelmek üzere 7. fıkra olarak, “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” ifadesi konuluyor. TÜRBAN DÜZENLENMESİNE ÜNİVERSİTEDEN TEPKİ Üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasını öngören düzenlemeye Marmara Üniversitesi’nden de itiraz geldi. Marmara Üniversitesi Senatosu’ndan yapılan açıklamada “Hiçbir ülke kendi kuruluş felsefesi ile çelişen kuşaklar yetiştiremez” denildi. Senato duyurusunda, üniversitelerin eleştirel aklın ışığında bilim üreten, bu doğrultuda eğitim, öğretim yapan ve toplumun güven duyduğu kurumlar olduğu belirtildi. Sorunların çözümü için üniversitelerle işbirliği yapılmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, bu işbirliğinin toplumu ileriye götürecek çağdaş insanları yetiştirme konusunda da gerekli olduğu vurgulandı. Açıklamada, anayasada belirlenen esaslar çerçevesinde Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı çağdaş kuşakları yetiştirme görevini üniversitelere verildiği belirtilerek, “Buna aykırı her tür davranış geleceğimizi tehlikeye atacak, ülkeyi belirsizliklere ve karanlığa sürükleyecektir” denildi. ntvmsnbc
|
||||