Hekim Haber.com , Güncel Sağlık Haberleri...
Haber Sağlık , Hekim Haberleri, Dünyadan Sağlık Haberleri
Pazartesi, 20.08.2018, 08:17pm (GMT)
  Anasayfa
  SSS
  RSS
  Linkler
  Harita
  Iletisim
 
'E-Aile Hekimliği' uygulaması geliyor ; Başbakan: Devlet hastanesindeki uzman doktorların önü açılacak ; Aile hekimlerinin maaşı ne kadar? ; Aile hekimliği ile ilgili merak edilenler ; Doktorun çilesini bir de "babası"ndan dinleyin
::| Arama:       [Gelismis Arama]
 
Kategoriler  
  HABER SAĞLIK
  Tıp Doktorları
  Eczacılar
  Diş Hekimleri
  SAĞLIK ÇALIŞANLARI
  SAĞLIK BAKANLIĞI
 » Atamalar ve Kuralar
 » Haberler ve Duyurular
 » Personel Duyuruları
  GÜNCEL
 » Gündem
 » Sektörden
 » Araştırmalar
 » Basından
  Veteriner Hekimler
  EĞİTİM
 » Tıpta Uzmanlık Sınavı
 » Yan Dal Uzmanlık Sınavı
 » Yabancı Dil Sınavı
 » Diğer Sınavlar
  SAĞLIK HABERLERİ
  İLAÇ SANAYİ
  SAĞLIK MAVZUATI
  CNN Türk Sağlık
  Hürriyet Sağlık
  Sabah Sağlık
  Zaman Sağlık
  Mynet Sağlık
  ODALAR VE BİRLİKLER
 » Türk Tabipler Birliği
 » Türk Eczacıları Birliği
 » Türk Diş Hekimleri Birliği
 » Türk Sağlık-Sen
  KÖŞE YAZILARI
 » Hekim Haber Yazarları
 » Tıp Sitelerinden Yazarlar
 » Sağlık Sitelerinden Yazarlar
  ETKİNLİKLER
 » Yurt içi Kongreler ve Seminerler
 » Yurt Dışı Kongreler ve Seminerler
  VİDEO HABER
 » Hekim Haber Videoları
 » Sağlık Videoları
  DÜNYADAN SAĞLIK HABERLERİ
 » WHO Haberleri
  Yahoo Health News
  ABC Health News
  Reuters Health News
  MedicineNet Daily Health and Medical News
  TIME Health News
  Newsweek Health News
  ::| Haber Listesi
Ad Soyad:
Email:
 
 
 
Eczacılar
 
Eczane krizinde fatura kime kesilecek?

Carsamba, 30.12.2009, 12:50pm (GMT)

Başbakan Erdoğan'ın, 'marketlerden ilaç satışına izin vereceğiz' açıklaması, eczacı krizine yeni bir boyut kazandırdı. ABD'de marketler ilaç satabilirken, eczane zincirleri açılabiliyor. Avrupa'da ise marketlerden sadece bazı reçetesiz ilaç ya da vitaminlerin satışına izin veriliyor. Uzmanlara göre bu örnekler dikkatlice analiz edilmeli ve Türkiye için en uygun modelde karar kılınmalı.

Ergenekon soruşturması, bakanlara suikast iddiaları ve Kürt açılımı derken gündeme ilaç krizi damgasını vurdu. Hükümet-eczacı gerginliği, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ilaç fiyatlarında indirime gitmesiyle başladı. Stoklar sebebiyle zarara uğrayacaklarını öne süren eczacılar, 4 Aralık'ta 1 günlük kepenk kapatma eylemi düzenledi. Bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile yapılan ilaç alım sözleşmesini feshetti. Kurum, eczanelerle 15 Ocak 2010'a kadar bireysel sözleşme imzalamayacağını açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise marketlerden de ilaç satılabilmesine yönelik bir çalışma yürüttüklerini bildirdi. Kriz bir anda 'eczaneler büyük sermayeye kurban mı ediliyor?' tartışmasına döndü. Hükümet, uygulama ile sektöre rekabet geleceğini, vatandaşın ilaca daha kolay ulaşacağını savunuyor. TEB ise marketten satışın gündemden çıkarılıp yeni sözleşme imzalanmasını istiyor.

Türkiye'de halen Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırdığı reçeteli-reçetesiz tüm ilaçlar yalnızca eczanelerden satılabiliyor. Bu konuda dünyada iki model söz konusu. ABD'de reçetesiz ilaçlar market raflarında serbestçe sunuluyor. Reçeteli ilaçlar ise yine marketlerin içinde açılan ve eczacı gözetiminde çalıştırılan özel bölmelerden verilebiliyor. İlaç krizinin temelinde yatan ana sebep, sürekli artan ilaç harcamaları. Hükümet, ilaca ödediği parayı azaltmak istiyor. Eczacılar, ilaç fiyatlarının düşmesine evet derken hak kaybına uğradıklarını ileri sürüyor. 2008'de 12,9 milyar TL olan devletin ilaç harcamaları bu yıl 15,5 milyara ulaştı. 2010'da ise 17,1 milyar TL'ye çıkması bekleniyor.

Katlanarak artan harcamaların önüne geçmek isteyen hükümet, ilaç fiyatlarında tek taraflı indirim kararı aldı. Buna göre 4 Aralık'tan itibaren geçerli olmak üzere devlet, orijinal ve eşdeğer ilacın fiyatının yüzde 60'ını ödeyeceğini ilan etti. Devlete 3,3 milyar lira tasarruf sağlayacak bu hamlenin ardından ilaç üreticileri ile masaya oturuldu. Anlaşma ile yüzde 60'lık oran yüzde 66'ya çıktı. İskonto oranı da bir puan düşürüldü. Böylece devlet 2,5 miyar tasarruf sağlayarak 2010'daki ilaç harcamasını 14,6 milyar liraya indirmeyi garantiledi. Bu noktada eczacıların itirazları yükselmeye başladı. Çünkü fiyatların düşmesiyle birlikte eczacılar, daha önce yüksek fiyata aldığı ilacı daha düşüğe satmak durumunda kalacaktı. Eczacıların itirazı üzerine indirim kararı 75 gün ertelendi. Bu sürede eczacıların ellerindeki ilaçları satması amaçlandı. Ayrıca ilaç üreticilerinden, eczacıların 800 milyon TL'lik zararını karşılama sözü alındı. Ancak bu tedbirler eczacı için yeterli olmadı. Eczacılar, protesto amacıyla 4 Aralık'ta kepenk kapatma eylemi yaptı.

Eylemin ardından SGK, 16 Aralık'ta TEB ile sözleşmesini iptal etti. Önceki sözleşmenin 16 Ocak'a kadar geçerliliği var. Bu sebeple 15 Ocak'a kadar ya eczacılarla tek tek sözleşme imzalanacak ya da TEB ile yeniden masaya oturulacak. Aksi halde 16 Ocak'tan sonra vatandaş ilacını cebinden alıp, parasını fatura karşılığı SGK'dan tahsil etmek zorunda kalacak. Eczanelerin çoğu, 'TEB aradan çıkarsa sahipsiz kalırız' endişesi taşıyor. Başbakan'ın son açıklamasının ise eczacıları tek tek sözleşmeye razı edebileceği belirtiliyor.

MARKETLER için REÇETESİZ İLAÇ İZNİ
Hükümet, ilk etapta ilaç pazarının 4 milyar TL'lik kısmını oluşturan (pazarın yüzde 25'i) bölümü için marketlere izin vermeyi planlıyor. Buna göre eczanelerde de reçetesiz satılabilen ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, vitaminler, öksürük ve mide ilaçları gibi kalemler markette de satılabilecek. Ancak bunun için yasa değişikliği gerekiyor. İlaç krizinin ardından Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu bürokratları, B planı olarak marketlerden ilaç satışına izin veren bir çalışma yürütüyor. Söz konusu düzenlemenin hayata geçmesi halinde marketler eczane bölümü açabilecek. Ancak buralarda diplomalı eczacı istihdam edilecek. Cirosu düşük kimi eczacıların, büyük marketlerde eczacı olarak çalışmayı tercih edebileceği ifade ediliyor. İlaç satma izinlerini ise Sağlık Bakanlığı verecek. İlaç satacak marketlerin belirlenmesi için ihaleye de çıkılabilecek. Buradan elde edilen gelir, SGK'nın sağlık harcamalarına aktarılacak.

[KONUNUN TARAFLARI NE DÜŞÜNÜYOR?]
Siirt'teki vatandaş, marketten nasıl alacak?

TEB, SGK'nın tek tek eczacılar yerine kendileriyle sözleşme yapmasında ısrarlı. Çünkü birlik, sözleşme için her eczaneden yılda 500 TL para alıyor. TEB ikinci Başkanı Harun Kızılay, Başbakan'ın yanlış bilgilendirildiğini iddia ediyor. Kızılay, "Marketten ilacı Siirt'teki, Ergani'deki vatandaş nasıl alacak? Avrupa Birliği, ilacın eczane dışına çıkmaması yönünde karar aldı." değerlendirmesinde bulunuyor. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası, mevcut sistemin aksaklıklara rağmen iyi işlediğini, eczacılarla SGK'nın anlaşabileceğini bildiriyor. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği ise yurtdışındaki uygulamaların dikkatlice analiz edilip, en uygun modelin oluşturulması gerektiğini kaydediyor.

İlaç zehirdir, çikolata gibi rafta satılamaz

Eczacı Murat Türedi, marketlerden ilaç satışı ile birlikte ilaç reklamının da devreye gireceğini belirtiyor. Bu durumun ilaç kullanımını da özendireceğini söyleyen Türedi, "Unutulmamalıdır tüm ilaçlar zehirdir, ilacı zehirden de ayıran dozudur. Çikolata alır gibi market rafından kolaylıkla ulaşılan ilaç kolay tüketilir olacak. Yanlış ilaç kullanmaktan dolayı ölümler meydana gelebilir." diyor. Eczacı Murat Kalyoncu ise ilaç firmalarının 'eczanelerin stok zararı karşılanacak' sözünü tutmadığını belirtiyor. Eczacı Mustafa Tuncay Saraç da, "Herkes bir anlaşmanın sağlanacağını ümit ediyor. Eğer olmazsa eczacılar mecbur kalıp, bireysel sözleşmeyi imzalayacak." ifadelerini kullanıyor.

Eczane sayısı nüfus ve mesafeyle sınırlanmalı
Aktif Eczacılar Derneği Başkanı İsmail Buğdaycı, her yıl fakültelerden mezun olan bin kadar öğrencinin yapacak başka iş bulamadığı için eczane açtığını dile getirirken, eczane sayısının nüfusa ve mesafeye göre sınırlandırılmasını istiyor. Derneğin Genel Sekreteri Mahmut Yazıcı da kepenk kapatma eyleminin hükümete değil, ilaç sanayiine karşı yapıldığını savunuyor. Deva-Der Başkanı Serdar Akdemir ise krizi derinleştirmek istemediklerini, devlete ellerinden gelen tüm kolaylığı sağlamaya hazır olduklarını bildiriyor. İlaç dağıtım kanalının en büyük oyuncularından Hedef Alliance Holding'in Genel Müdürü Bülent Denkdemir, eczacıların yanında yer aldıklarını kaydediyor. Denkdemir, düşünülen uygulamanın ecza depolarına da zarar vereceğini söylüyor.

[Haber Yorum] Ziraat Bankası ve eczane krizi
TURHAN BOZKURT
İlaç markette mi satılacak, eczanede mi? Türkiye yine bir yanlışı yanlışla tadil etmeye çalışıyor. İlk yanlış ne? 24 bin eczane adına tek bir kuruluşun, Türk Eczacıları Birliği'nin SGK ile masaya oturmasıydı.

Sanki eczacı ümmi. Elinde üniversite diploması yok. Hakkını, mesleki sorumluluklarını bilmiyor. Namı diğer TEB'in yer yer ideolojik çıkışlarını, çatısı altındaki eczacılardan özellikle belli bir dünya görüşüne sahip olanların bugüne dek yönetimde söz sahibi olmasını bir kenara bırakarak meseleyi analiz edelim.

İkinci yanlış da TEB'e kızıp iki arada bir derede kalan eczacıyı cezalandırmaktır. Başbakan Erdoğan'ın 'marketlere de ilaç satma yetkisi verebiliriz' sözünün daha çok eczacılara dönük zımni bir mesaj olduğu söylenebilir: "Gidin, 15 Ocak'a kadar SGK ile münferit anlaşma imzalayın." Mevcut sistemi değiştirmek gerçekten kolay değil. Dünya örneklerini incelediğimizde özellikle AB uygulamalarına daha yakın duruyor Türkiye. Evet Amerika'da ilaç marketlerden ve 'drugstore' denilen mağazalardan alınabiliyor. Çünkü orada devlet ilaçta taraf değil. Özel sağlık sigortası olan şirketine fatura ediyor. Sigortası olmayan da cebinden ödüyor. Ülkede aynı tabela altında eczane zincirleri de bulunuyor. Dolayısıyla karmaşık bir yapı söz konusu.

Türkiye'de ise ilaç harcamalarının yüzde 90'ını SGK marifeti ile devlet karşılıyor. Reçeteli ilaçlar Avrupa ülkelerinde de sadece eczanelerde satılabiliyor. Bitkisel ilaçların yanı sıra vitaminler, ateş düşürücü ve ağrı kesiciler eczane dışında satışa sunulabiliyor. Niçin? Çünkü kamu sağlığı gibi ihtisas ve sorumluluk gerektiren bir konuya ilişkin politikalar belirlenirken rekabet, serbest piyasa gibi ticari kavramlar tek başına belirleyici olamaz. Türkiye için de aynı ölçü geçerli olmalı. İlaç eczane dışında satılacaksa liste reçetesiz ilaçlarla sınırlandırılmalı.

Yeri gelmişken eczacıların da bir özeleştiri yapmasında fayda var. SGK, TEB'in 4 Aralık grevine kızıp lokavt ilan etme noktasına gelirken fevri hareket etti. Ancak krizi tetikleyen eczacıların çatı örgütü oldu. İlaç indirimini mecrasının dışına çıkarıp vatandaşı 4 Aralık'ta cezalandıran TEB'i ve yöneticilerini önce eczacılar sorgulamalı. Hem alım garantili anlaşmayı devletle imzalayacaksın hem de sözleşmede olmayan bir hakkı kullanmaya kalkacaksın. İşte yanlış buradadır. Devletin de eczacısına küsme hakkı yoktur. Bu krizin çıkış yolu bellidir. Eczanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile tek tek anlaşma yapması yeterlidir.

Bu arada sistemin aksayan yönleri de tartışılmalı, sektörle ortak bir yol haritası çizilmelidir. Kimin nereye, hangi plan dahilinde eczane açacağı konusunda düzenleme olmaması ciddi bir kaynak israfıdır. Ayrıca sağlık hizmetlerinde eşitlik prensibi de ihlal ediliyor. Dileyen eczacı dilediği adreste eczane açabilme hakkına sahip. Halen İstanbul Arnavutköy dahil hiç eczanesi olmayan 21 ilçe var ülke genelinde. Ama İstanbul'da 4 bin 641 eczane faal. Madem sosyal sorumluluk, kamu görevi deniyor. O halde ilacın alıcısı devlet de "Vatandaşın şu bölgede eczaneye ihtiyacı var. Öncelikli izni oraya veririm. Fazlalık olan yerlere yeni eczane açılmasına mevcutları da koruma adına ruhsat yok." diyebilmeli. Bunlar serinkanlılıkla müzakere edilip mevzuatla çizgileri tayin edilmesi gereken meseleler. Ama TEB 'cambaza bak' diye diye vatandaşa, üyelerine ve ülkeye vakit kaybettiriyor.

Hükümet eczaneleri devre dışı bırakmamalı. Aksi durum binilen dalın kesilmesi anlamına gelir. 2003'ten bu yana sağlıkta elde edilen kazanımlar birer birer kaybedilecektir. Aykırı gibi gelebilir, ama Ziraat Bankası özellikle Anadolu'daki çiftçi ve emekli için ne ifade ediyorsa merkezden taşraya doğru ilerledikçe eczane de aynı misyonu üstleniyor. Batı'da bunun karşılığı olmayabilir. Ziraat'ı özelleştirmek ne kadar doğru ise ilaç satış işini tamamen dev zincirlerin eline bırakmak da o kadar doğru olur. Eczacılar da mevcut agresif söylemler yerine 'niçin kendi kararımı kendim veremiyorum?' diyerek doğrudan muhatap olarak SGK ile sözleşme imzalamalı. Marketlerin yukarıda belirttiğimiz çerçevede oyuna dahil olması tam bir kalite yarışı anlamına gelir ki buna eczacılar da destek verecektir. İki yanlıştan bir doğru çıkmaz. İsa Yazar, Çağlar Avcı -ZAMAN

Yorumlar (0)        Yazdir        Arkadasina Oner        Ust


Diger Haberler:
SGK: Bizimle sözleşme yapan eczanelerin arkasındayız (30.12.2009)
Sağlıkta tasarruf paketinden bir kez daha ilaç çıktı (25.09.2009)
Eczacılara özel televizyon kuruluyor (11.09.2009)
Eczacılar "eşdeğer ilaçta" Bakanlıktan yana! (01.09.2009)
Eczacılar Birliği katılım payına garanti istiyor (08.08.2009)
Eczacılardan SGK’ya “banka komisyonu” davası (13.05.2009)
Reçetesiz ilaç pazarının ayrıntıları... (08.04.2009)
“Zincir eczanelere izin vermeyeceğiz” (01.04.2009)
En ağır faturayı eczacılar ödüyor (22.02.2009)
Eczanelere operasyon: 5 kişi daha gözaltında (17.09.2008)



 
  ::| Kongre Takvimi
August 2018  
Pz Pt Sa Ca Pe Cu Ct
      1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31  
 
  manset haberler



::| SICAK HABER
Eczane krizinde fatura kime kesilecek?
21 milyon reçete yeniden yazılacak
SGK'NIN ASİSTANLAR TARAFINDAN DÜZENLENEN REÇETELER HAKKINDAKİ YAZISI
Provizyon sistemi eczacıları da hastaları da mağdur ediyor

Hekim Haber .com 2007
[UST]